Blog ve Haberler:
Eklenme Tarihi: 26.01.2026
Ekleyen: Admin
Görüntüleme: 103
Kategori: Kentsel Dönüşüm
Deprem Değil Dayanışma Konuşturur: Cityvenn’le Yeni Kentsel Dönüşüm Dili

Cityvenn’in Söylemi: Deprem Korkusundan Dayanışma Hegemonyasına

Türkiye’de kentsel dönüşüm, yıllarca deprem korkusunun gölgesinde, çoğu zaman da vatandaşın iradesini bastıran bir “zorunlu kader” gibi anlatıldı. Cityvenn ise bu dili tersine çeviriyor: Depremin hegemonik şiddetini değil, dayanışmanın ve ortak aklın kurucu gücünü merkezine alan bir kentleşme anlayışı inşa ediyor. Bizim için depremin adı korku değil; hazırlık, güvenlik ve ortak sorumluluk.​

Meşrulaştırıcı Söylemin Değişimi: Rant Değil Kent Hakkı

Geçmişte kentsel dönüşüm, çoğu kez “yatırım fırsatı” söylemiyle meşrulaştırıldı; mahalleler, yaşayan dokusundan koparılarak birer arsa metnine indirgenmişti. Cityvenn’in dili farklı: Biz, dönüşümü rantın değil kent hakkının meşrulaştırdığı bir süreç olarak kuruyoruz. Her projede, sözleşmenin satır aralarından çok, mahallenin hafızasını, komşuluk ilişkilerini, gündelik yaşam pratiklerini koruyan ilkeleri savunuyoruz.​

Yaratıcı Yıkım Değil, Yaratıcı Onarım

Neoliberal literatürde övgüyle anlatılan “yaratıcı yıkım”, çoğu zaman yoksulların görünmez kılındığı, yaşanmış mekânların silindiği süreçlerin adı oldu. Cityvenn, bu kavramı kökten dönüştürüyor: Biz, yaratıcı onarım çağındayız. Eskiyi yok etmek yerine, güçlendirmek, sağlıklaştırmak, dönüştürmek; riskli yapıları güvenli, enerji verimli, estetik ve erişilebilir mekânlara dönüştürürken mahallenin ruhunu muhafaza etmek bizim için esastır.​

Deprem Söylemi: Korku Retoriğinden Ortak Akla

Deprem, yıllarca “acele et, yoksa yıkılırsın” cümlesiyle kurulan bir baskı söyleminin merkezine yerleştirildi. Cityvenn, depremi bir şantaj dili olmaktan çıkarıp, bilimsel bilgiyle örülü bir ortak akıl zeminine taşıyor. Zemin etüdlerinden performans analizlerine kadar her teknik adımı, mahalle toplantılarında, şeffaf sunumlarla ve anlaşılır bir dille paylaşıyoruz; böylece bilgi, baskı aracı değil, güçlenmenin kaynağına dönüşüyor.​

Hegemonik Şiddet Yerine Hegemonik Güven

Bugün kentlerde hissedilen görünmez baskı, çoğu zaman “ya kabul et ya da kaybet” ikilemi üzerinden kurulan bir hegemonik şiddet formu olarak tezahür ediyor. Cityvenn’in hedefi, bu boşluğu “hegemonik güven” ile doldurmak: Öngörülebilir sözleşmeler, açık takvimler, net hak tanımları ve şeffaf maliyet yapılarıyla, dönüşüm sürecinin her adımını öngörülebilir kılıyoruz. Böylece taraflar arasında değil, taraflarla birlikte kurulan bir güven rejimi ortaya çıkıyor.​

Katılımın Yeni Dili: Müşteri Değil, Kurucu Ortak

Kentsel dönüşüm pratiklerinde “katılım” çoğu kez imza günleri ve bilgilendirme broşürlerinden ibaret kaldı. Cityvenn için katılım, sadece hukuki bir formalite değil, sürecin kurucu ilkesi. Mahalle forumları, birlikte tasarım atölyeleri, dijital geri bildirim kanalları ile hak sahiplerini “müşteri” statüsünden çıkarıp, projenin kurucu ortağı olarak konumlandırıyoruz. Karar, masa başında değil, aynı masanın etrafında alınan bir ortak üretim haline geliyor.

Kentin Belleğini Taşıyan Projeler

Eleştirel literatür, kentsel dönüşümün çoğu zaman hafızasızlaştırma ve sterilizasyon ürettiğini vurgular. Cityvenn projelerinde ise her dönüşüm alanı, bir “hafıza sahası” olarak ele alınır: Eski sokak dokularını, kamusal buluşma noktalarını, yerel esnaf ağını ve gündelik ritüelleri okuyan kentsel tasarımcılarla çalışırız. Yeni yapı blokları, yalnızca metrekare hesabıyla değil; manzara, rüzgâr, ışık ve komşuluk ilişkileriyle birlikte kurgulanır.

Cityvenn Manifestosu: Dönüşümün Olumlu Hegemonyası

Cityvenn Kentsel Dönüşüm, deprem söyleminin baskıcı tonunu, dayanışma söyleminin kurucu sesine dönüştürmeyi hedefleyen bir kent pratiğidir. Bizim için her proje, şu ilkeleri yeniden üretir:​

  • Güvensiz yapı stoğundan, güven hegemonisine geçiş
  • Rant odaklı yıkımdan, hak odaklı yaratıcı onarıma geçiş
  • Korku retoriğinden, bilgi ve katılıma dayalı ortak akla geçiş
  • Tekil çıkar söyleminden, kent hakkını merkeze alan kolektif yarara geçiş

Cityvenn, kenti yalnızca inşa edilen bir nesne değil, birlikte yazılan bir hikâye olarak görür. Bu hikâyede dönüşüm, yurttaşın iradesini bastıran bir zorunluluk değil; yurttaşın, mahallesine ve geleceğine sahip çıktığı özgürleştirici bir süreçtir.

 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok

İlk yorumu siz yapın!

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Anahtar Kelimeler:

kentsel dönüşüm cityvenn kentsel dönüşüm izmir kentsel dönüşüm depreme dayanıklı konut güvenli yaşam alanları hak sahipleri odaklı dönüşüm katılımcı kentsel dönüşüm sürdürülebilir şehircilik enerji verimli binalar kentsel dönüşüm projeleri
×

Üye Ol

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

×

Giriş Yap

Şifremi Unuttum

Hesabınız yok mu? Üye Ol